Zeyna
Zeyna est née le 30 août 1967 à Nice, en France. Sa mère s'appelle Anne et son père s'appelle François. Elle n'a ni frère ni sœur. C'est la seule enfant de la famille. Elle allait au collège Saint-Georges mais à cause de son insuccès, sa famille l'a enlevée de l'école et Zeyna a commencé à travailler dans les champs. Quand elle a commencé a grandir, elle a remarqué qu'elle donnait de l'importance aux problèmes des autres. Elle a commencé à dessiner. Elle montrait les problèmes qu'elle voyait dans la société par ses dessins. Depuis ce jour là, elle continue ses travaux et elle fait de la critique picturale.
Zeyna 30 Ağustos 1967'de Nice,Fransa'da doğdu. Annesinin adı Anne, babasının adı ise Francois'dır. Zeyna'nın ne kız kardeşi ne de erkek kardeşi vardır. Zeyna, Saint-Georges okulunda eğitim gördü. Ama okulda başarılı olamayınca ailesi onu okuldan aldı ve Zeyna tarlada çalışmaya başladı. Büyümeye başladığında ise toplum problemlerine önem verdiğini fark etti. Okulu bitirdi ve resim çizdi. Toplumda öngördüğü problemleri resimleri ile ortaya koydu. O günden beri resim ve çizdiği resimleri ile eleştirmeye devam ediyor.
Tiba
Tiba est une artiste française. Elle est née le premier décembre 1989. Sa mère est avocate et son père est agriculteur. Ils ont divorcé quand Tiba avait 5 ans. Après, sa mère s’est mariée avec un homme qui n’aimait pas Tiba et qui était riche. Tiba aimait les peintures et elle a commencé à dessiner quand elle avait 7 ans. Quand elle était dans l’école primaire son beau-père l’a frappée et elle s'est enfuie de la maison. Elle est allée chez sa tante qui habitait à Paris. Elle s’occupait de l’art. Finalement Tiba a ouvert une galerie d'art.
Tiba fransız bir sanatçı. 1 Aralık 1989'da doğdu. Annesi avukat ve babası çiftçiydi. Anne babası o 5 yaşındayken boşandılar. Resimleri çok seviyordu ve 7 yaşında resim yapmaya başladı. Annesi çok zengin olan ve Tiba'yı sevmeyen biriyle evlendi. İlkokuldayken üveybabası onu dövdü ve evden kovdu. Tiba da Paris'te yaşayan teyzesinin yanına gitti ve orada sanatla uğraşmaya başladı ve kendi resim sergisini açtı.
Jacques Martin
Voici Jacques Martin. Il est né en 1976. Il est français. Il habite à Paris où il est né. Il a étudié à l'université des beaux-arts de Paris. Il est peintre et Il a quelques tableaux qui sont au musée du Louvre.
Jaques Martin 1976 yılında doğdu. Fransızdır. Doğduğu şehir Pariste yaşamaktadır. Paris Güzel Sanatlar Üniversitesinde okumuştur.Louvre müzesinde birkaç tablosu bulunan bir ressamdır.
Audrey Barthélémy
Audrey est née le 25 août 1975. Elle est française. Elle habite à New York. Elle est peintre. Elle s'est passionnée très tôt pour l'art. Elle a poursuivi ses études à l'Université de la Sorbonne à Paris. Après, elle a étudié au conservatoire d'art dramatique L'Oscar Cotillard d'Orléans. En 2000, elle est allée à New York pour travailler. Au début elle n'a pas pu trouver de métier parce que c'était difficile à New York mais elle avait un grand rêve. Puis, elle a commencé à travailler auprès d’un homme qui n’était pas bien connu. En 2001, elle a écrit un livre qui contenait ses photos, elle a gagné beaucoup d'argent et le public l'a bien connue.
Audrey 25 Ağustos 1975 'te doğdu. Kendisi fransızdir ve New York'ta yaşıyordur. Normalde ressamdır. Resme olan sevgisi çok küçük yaşta başlamıştır. Paris'te Sorbonne Üniversitesinde eğitim görmustür. Daha sonra ise L'Oscar Cotillard d'Orleans konservatuarina gitmiştir. 2000 yılında New York'a calişmaya gitmiştir. Başta kendine uygun bir iş bulamamıştır. Çünkü New Yorkta iş bulamak çok zordur ama Audrey'nin büyük hayalleri vardır. Sonra tanınmayan bir adamın yanında çalışmaya başlamıştır. 2001 de kendi çektiği fotoğrafları içeren bir kitap yayınlamıştır ve bu sayede çok para kazanmıştır.
Zeynep Aleria Salvatorie
Zeynep Aleria Salvatorie est née à Istanbul en 1986 mais maintenant, elle habite à Paris avec sa sœur. Ses parents habitent encore à Istanbul. Sa sœur qui s'appelle Stéphanie, est pilote. Son père est documentaliste et sa mère est professeure au Lycée Saint-Joseph. Zeynep Aleria est sculptrice. Elle a étudié à l'université de Mimar Sinan qui se trouve à Istanbul. Après, elle a déménagé à Paris en 2010 parce que c'était trop difficile pour elle de trouver un travail.
Vous pouvez visiter son exposition du 9 mai au 14 mai aux Champs-Élysées. Elle est encore jeune mais c'est déjà une sculptrice très talentueuse.
Zeynep Aleria Salvatorie 1986 yılında İstanbul'da doğmuştur ancak şu anda kız kardeşiyle birlikte Paris'te yaşamaktadır.
Annesi ve babası hala İstanbulda'dır.Stephanie adındaki kızkardeşi pilottur,babası bir kütüphaneci annesi ise Saint Joseph Lise'sinde öğretmendir.
Zeynep Aleria bir heykeltraştır.İstanbul'da bulunan Mimar Sinan Üniversite'sinde okumuş arından 2010 yılında iş bulma zorluğu sebebiyle Paris'e taşınmıştır.
Esmerdir ve okyanus gibi mavi gözleri vardır, kendisi de kızkardeşi de bekardır.
9 Mayıs ve 14 Mayıs arasında Champs-Elysees de bulunan sergisini ziyaret edebilirsiniz.
Kendisi genç ama oldukça yetenekli bir heykeltraştır
Dursun
C'est un artiste qui vient de la Région de la Mer Noire. C'est un artiste qui utilise son art pour raconter la région de la Mer Noire où il a passé son enfance. Quand il essaie de raconter sa région en même temps il essaie de raconter les problèmes sociaux.
Il s'appelle Dursun et il a 30 ans. Il est né le 8 avril 1983 à Rize. Il ne s'est jamais séparé de sa ville natale. Il est allé à Rize Ilkokulu à l'école primaire. Même s'il a déménagé à Istanbul avec sa famille, il a toujours continué à visiter Rize.
Il est allé au lycée Saint-Joseph. Quand il était en dixième, sa première œuvre a été exposée à Istanbul Moderne. Sa première exposition a été organisée en 2001, l'année où il était en douzième. Après, il est allé à l’École des Beaux Arts de Paris. Il a eu plusieurs expositions à Paris et il continue encore.
Bu sanatçı Karadeniz Bölgesin'den gelmektedir.Sanatçı modern sanatı çocukluğunu geçirdiği Karadeniz Bölgesini anlatmak için kullanır.Bölgesini anlatmaya çalışırken aynı zamanda toplumsal problemlere de değinmeye çalışır.
İsmi Dursun olan bu sanatçı 30 yaşında.8 Nisan 1983'te Rize'de doğdu.Hiç bir zaman memleketinden ayrı kalmadı.Rize İlkokulu'na gitti.Sonrasında ailesiyle İstanbul'a taşındı ama Rize'yi ziyaret etmeye devam etti.
Saint-Joseph Lisesi'ne gitti.10.sınıftayken ilk eseri İstanbul Modern tarafından sergilendi.
İlk sergisi 12.sınıftayken 2001 yılında sergilendi.Sonrasında Paris Sanat Okulu'na gitti.
Paris'de bir sürü sergisi sergilendi ve sanatçı hala sergilerine devam etmekte.
Pénélope
Pénélope est une artiste française, elle est née le 1er juin 1987 à Orléans, en France.
Pénélope est la fille d'un réalisateur très connu qui s'appelle Jean Georges.
Ses parents se sont séparés avant sa naissance. En 2005, elle a été diplômée de lycée et elle a décidé d'étudier à l'université en Turquie. Elle a déménagé en Turquie et en 2010, elle a été diplômée de l'Université de Marmara.
En 2011, elle a ouvert sa première galerie d'art en France. En 2013, elle a ouvert sa deuxième galerie à Istanbul.
Pénélope fransız bir artisttir. 1 Haziran 1987'de Fransa'nın Orléans şehrinde doğmuştur. Jean Georges adında çok ünlü bir yönetmenin kızıdır.
Doğmadan önce annesi ve babası boşanmıştır. 2005'te liseden mezun olmuş ve üniversiteyi Türkiye'de okumaya karar vermiştir. 2010'da Türkiye'ye taşınmış, Marmara Üniversitesi'nden mezun olmuştur.
2011 yılında ilk sanat galerisini Fransa'da, 2013'te ikinci sanat galerisini İstanbul'da açmıştır.
Julie Martin
Julie Martin est née le 13 avril 1986 en France. Elle a deux frères, une sœur et un chien. Quand elle avait 5 ans, son père les a abandonnées et il a pris son chien. Julie était très triste parce que son chien était son meilleur ami. Sa mère était la seule personne qui pouvait s'occuper des enfants. Elle a économisé de l'argent depuis l'âge de 10 ans. Elle a toujours aimé l'art. C'est la plus grande passion de sa vie. Alors, 7 ans après, elle a fait sa première œuvre qu'elle a vendue. C'était le début de son succès comme artiste.
Julie Martin 13 Nisan 1986'da Fransa'da doğdu. 2 erkek kardeşi, 1 kız kardeşi ve 1 köpeği var. Julie 5 yaşındayken babası onları terk etti ve Julie'nin köpeğini de aldı. Babası köpeği aldığı için çok üzgündü çünkü köpeği onun en iyi arkadaşıydı ve çocuklara bakabilecek tek kişi annesiydi. Julie 10 yaşından itibaren para biriktirmeye başladı. Sanatı her zaman sevmişti ve bu hayatında en büyük tutkuydu. 7 sene sonra ilk eserini yaptı ve onu sattı. Bu onun sanatçı olarak yaşamının başlangıcıydı.
Nicole Sari
Nicole Sari est une jolie femme qui a 27 ans et qui habite à Paris où elle a passé son adolescence. Quand elle avait 20 ans, elle a commencé à étudier la médecine à l'Université de Nice, Sophia Antipolis. Pendant qu’elle étudiait, l’art était son loisir préféré. Après 2 ans d'études, elle a décidé de quitter l'université de médecine et d'aller dans une école de beaux-arts donc elle est revenue à Paris.
Nicole Sari, 27 yaşında Paris’te yaşayan çok tatlı bir kadındır. Nicole ergenlik yıllarını şu an yaşadığı şehir olan Paris’te geçirmiştir. 20 yaşındayken, Nice’de bulunan Sophia Antipolis Üniversitesi’nde tıp eğitimi görmeye başlamıştır. Bu senelerde hala sanatla bağını koparmamış hobi olarak sürdürmekteydi. 2 sene sonra, tıp okumayı bırakıp bir sanat okuluna gitmeye karar vermiştir. Bu sayede, Paris’e geri dönüştür. Bir sene sonra, Paris’in önde gelen sanat okullarıdan birine kaydolup eğitimine orada devam etmiştir. Bu sene, bir öğretmenin ricasıyla bu projeye katılmıştır. Nicole, seneye mezun olacaktır.
Borata
Il est né à Figueras comme Salvador Dali, le 14 avril 1924. Son père était garde-forestier. La famille n’était pas très riche. Quand il avait 6 ans, il a commencé à faire des portraits de son père. En 1931, il a commencé sa première école. Ce n’était pas un bon élève parce qu’il ne pouvait pas se concentrer sur ses leçons. En 1935, ses professeurs ont dit qu’il était idiot alors ses parents ont décidé de l'enlever de l’école. Ils ont pensé qu’il pouvait s’occuper d’art. Alors ils lui ont fait un atelier. En 1942, il était capable de faire des bustes de ses parents. En 1944, son père est mort pendant la Deuxième Guerre mondiale. Un jour, Borata a vendu ses bustes à un homme riche qui a décidé de l'aider. Après ça, la carrière de Borata a commencé.
Borata 14 Nisan 1924’te, Salvador Dali gibi Figueras’ta doğdu. Babası bir orman koruyucusuydu. Ailesi de çok zengin değildi. 6 yaşına geldiğinde, babasının portrelerini yapmaya başladı. 1931’de ilkokula gitmeye başladı. Derslerinde dikkatini toplayamadığı için iyi bir öğrenci değildi. 1935’te öğretmenleri onun aptal olduğunu söylediler, böylece ailesi onu okuldan almaya karar verdi. Onlar onun resimle uğraşabileceğini düşünüyorlardı. Ailesi ona bir atölye yaptı. 1942’de artık ailesinin büstlerini yapabiliyordu. 1944’te, babası İkinci Dünya Savaşı sırasında öldü. Bir gün, Borata kendisine yardım etmeye karar veren zengin bir adama büstlerini sattı. Bundan sonra, Borata’nın kariyeri başladı.
Zakir Vahşi
Zakir Vahşi est un chanteur turc que tous les Turcs aiment. İl est né en 1970. İl a deux sœurs. Son père était jardinier et n’avait pas d’argent pour inscrire son fils à l’école. La famille de Zakir était très pauvre. Zakir chantait des chansons dans les rues pour gagner
de l'argent. İl aimait chanter. İl a décidé d’étudier dans une école de musique. Après, il a fait un album. Et il s’est marié avec une jolie femme. İls vont avoir un bébé.
Zakir Vahşi tüm Türklerin sevdiği bir şarkıcıdır.1970’de doğdu. İki kız kardeşi var. Babası bir bahçivandı bu yüzden parası yoktu ve çocuklarını okutamıyordu. Zakir para kazanmak için sokakarda şarkı söyledi. Şarkı söylemeyi çok seviyordu. Bu yüzden müzik okuluna gitti. Bir album çıkardı. Güzel bir kadınla evlendi. Yakında bir çocukları olacak.
Muhittin Yakışıklı
Il est né en 1988, à Ankara. Il est allé au lycée Tevfik Fikret. Ensuite il est allé à l'université Galatasaray. Il a étudié l'architecture. L'année dernière, il a commencé à créer des œuvres artistiques.
Sanatcımızın adı Muhıttın Yakışıklı. Tevfik Fikret Lisesinden mezun.Üniversiteyi Galatasaray Üniversitesınde okudu. Modern sanatta profesyonel bir kariyeri var ve çeşitli müzelerde sergileri oldu.
Keray Tiryaz
Keray Tiryaz est turc. Il est né à Istanbul en 1980. Son père était boulanger, sa mère était femme au foyer. Keray est un dessinateur très connu. Il n’est pas marié. Il est allé à l’école primaire à Istanbul. Il a étudié au lycée Robert. Puis il est allé à l'université en Suisse. Il a fait son master aux États-Unis. Maintenant, il expose ses œuvres dans plusieurs pays du monde.
Keray Tiryaz 1980 yılında İstanbul'da doğdu. Babasi fırıncı annesi ise ev kadını idi. Liseyi Robert College'de universteyi ise İsviçre'de okudu. Şu anda çok ünlü sanatçı aynı zamanda kendi eserlerini üğrettiği bir fabrikası var.
Loïc Baştürk
Loïc est né le 24 octobre 1965. Il est franco-turc. Il vient de Paris. Il a fait ses études de théâtre à l'Université de la Sorbonne. Après, il a joué des pièces à Paris et il s'est amélioré. Il a rencontré sa femme dans une pièce et ils se sont mariés. Puis, ils sont allés à Istanbul car elle est turque. Loïc a travaillé à Istanbul pendant 15 ans. Ensuite, il est devenu retraité. Il s'ennuyait alors il a décidé de commencer à faire de la peinture. Un an plus tard, il a ouvert sa première exposition sur la modernité et il a remporté 4 prix. Maintenant, il travaille dans son atelier et il enseigne à des étudiants en art.
Loïc 24 Ekim 1965'te Paris'te doğdu. Hem fransız hem türk olan Loïc tiyatro eğitimini Sorbonne Üniversitesi'nde yaptı. Daha sonra, Paris'te bazı piyeslerde oynayarak kendini geliştirdi. Karısını bir tiyatro oyunu'nda gördü ve aşık oldu. Sonra evlendiler ve Istanbul'a taşındılar çünkü karısı türk. Loïk Istanbul'da 15 yıl boyunca çalıştı. Sonra emekli oldu. Emekli olunca sıkılan Loïc resim yapmaya karar verdi. Bir yıl sonra, ilk sergisini açtı. Bu sergi modernlik üzerindeydi ve onun sayesinde dört ödul aldı. Şu an atölyesinde çalışıyor ve öğrencilerine resim dersi veriyor.
Fabien Lopez
C'est un peintre français qui aime représenter des personnages, des paysages animés, des fleurs et des fruits. Il est né le 3 octobre 1950 à Lyon. Quand il avait 2 ans, il a commencé à peindre. Il a exposé ses premières œuvres à l'âge de six ans. Il est allé au lyceé Pierre Termier. Après, ses parents sont morts dans un accident de la circulation. Sa sœur et Fabien se sont installés à Paris. Il a étudié l'art à la Sorbonne pendant 5 ans. Jusqu'à aujourd'hui il a ouvert 71 expositions dans de nombreuses galeries d'art d'Europe. Maintenant, il habite en Turquie avec sa femme qui s'appelle Sibel et son fils habite à Paris.
Kişileri ve canlı manzaraları sunmayı seven fransız bir sanatçıdır. 3 Ekim 1950’de Lyon’da doğdu. Resim çizmeye 2 yaşında başladı. İlk eserlerini altı yaşındayken sergiledi. Pierre Termier Lisesi’ne gitti. Sonra, ailesi bir trafik kazasında öldü. Kız kardeşi ve Fabien Paris’e taşındılar. Beş yıl boyunca Sorbonne’da güzel sanatlar okudu. Bugüne kadar Avrupa’daki galerilerde 71 sergi açtı. Şuan, Türkiye’de eşi Sibel ve oğluyla yaşıyor.
Hayley Dior
Hayley Dior a passé une enfance très difficile. Elle avait six ans quand ses parents sont morts. Elle vivait en France et elle n'est pas allée à l'école. Elle devait vivre dans les rues et elle était pauvre. Elle essayait de faire des objets en terre pour les vendre. Un jour, une femme les a vus et elle lui a proposé de vivre avec elle. Hayley a accepté. Elle a continué à faire des statuettes et ensemble, elles ont gagné beaucoup d'argent. Quand elles ont eu assez d'argent, elles ont ouvert une exposition des œuvres de Hayley. Ses œuvres exprimaient la pauvreté et les difficultés de la vie. Hayley est devenue très populaire.
Hayley Dior çok zor bir çocukluk geçirdi. Anne ve babasi öldügünde 6 yaşındaydı Fransa'da yasiyordu ve okula gitmedi. Sokaklarda yaşamak zorunda kaldı ve fakirdi. Topraktan şeyler yapmaya çalıstı ve onlari sattı. Bir gün, bir kadın yaptıklarını gördü ve ona birlikte yaşamayi önerdi. Hayley kabul etti. Heykelcikleri yapmaya devam etti ve çok para kazandılar. Yeterince paraları olduğunda Hayley'in eserlerini sergilemek icin bir sergi actılar.Hayley, eserlerinde fakirligi ve hayatın zorluğunu anlatıyordu.Cok popüler hale geldi.
Adrien Moutou
Il est français. Il a 43 ans. Il est né le 12 avril 1970 à Marseille mais maintenant, il habite à San Francisco. Il est marié. Il a deux fils. Sa femme s'appelle Françoise. Ses fils s'appellent Wolfgang et Adam. Il parle anglais, français et allemand.
Il a pris une décision au lycée. Cette décision était d'être artiste. C'est pourquoi il est allé à l'école d'art. Il aime la technologie c'est pourquoi après l'école, il est allé au campus d'Apple. il a travaillé 4 ans en tant que stagiaire. Et maintenant , il est le designer d'Apple.
Maintenant, il travaille sur un nouveau projet.
Fransızdır. 43 yaşındadır. 12 Nisan 1970'te Marsilya'da doğmuştur. Evlidir ve şu an karısı ve iki oğluyla birlikte San Francisco'da yaşamaktadır. Karısının adı Françoise, oğullarının ismi ise Wolfgang ve Adam'dır. İngilizce, fransızca ve almanca konuşuyordur.
Lisede sanatçı olmaya karar vermiştir. Bu yüzden resim okuluna gitmiştir. Teknolojiyi çok sevdiği için okulu bitirdikten sonra Apple kampüsünde çalışmaya başlamıştır. 4 yıl stajyerlik yaptıktan sonra şu an Apple'ın desinatörüdür.
Ayrıca şu anda yeni bir proje üzerinde çalışmaktadır.
Bertrand Essencehomme
Il est né à Paris en 1985. Il a fini l'université de Paris. Pendant qu'il étudiait, il a commencé à faire des œuvres. Ensuite en 2006, il est venu à Istanbul et il a commencé à enseigner dans une université. En même temps, il a créé beaucoup d’œuvres comme son dessin Le Troglodyte. En 2013, il a fait sa meilleure œuvre qui s'appelle Le Monde Réel qui a attiré l'attention sur lui. Et maintenant il est très célèbre.
Bertrand Essencehomme 1985'te Paris'te doğdu. Paris Üniversite'ni bitirdi. Bu okulda okurken eserler yapmaya başladı. 2006'da İstanbul'a geldi. Burada bir üniversite için çalışmaya başladı. Burada bir çok eser yaptı. 2013'te en önemli eseri olan Monde Réel(gerçek dünya). Bu eser bütün dikkatleri üzerine topladı. Şu anda Bertrand Essencehomme en önemli sanatçılardan biri.
Angélique Anne Delacroix
Angélique est née le 5 mars 1975 à Nice. Elle a deux sœurs et un frère. Elle a habité à Nice jusqu'en 1990. Ensuite elle a reçu une bourse d'études et elle est allée à Paris pour étudier. Elle a habité à Paris avec sa plus petite sœur. Elle a étudié à l'école nationale supérieure des Beaux-Arts. Quand elle a fini l'école sa mère est morte. Elle était très triste et elle a commencé à peindre et sculpter des gens morts. Ses peintures et sculptures ont toujours un sens. C'est pourquoi elle est devenue célèbre.
Angelique Diane Delacroix 5 Mart 1975' te doğdu. Iki kız kardeşi ve bir erkek kardeşi var. 1990 yılından bu yana Nice' de yaşadı. Burs aldı ve Paris'e okumaya gitti. En küçük kız kardeşi ile Paris'te yaşadı. École nationale supérieure des Beaux-Arts' da okudu. Okulu bittirdiğinde annesi öldü. Çok üzüldü ve hep ölü insanlar çizmeye, onların heykelini yapmaya başladı. Resim ve heykelleri hep bir anlam taşırdı. Bu yüzden ünlü oldu.
Mehmet Henry
Mehmet est né le 17 juin 1985 à Cannes. La famille d' Henry a vécu à Cannes pendant 3 ans. Après, elle a déménagé à Istanbul pour le travail du père. La mère de Mehmet n'était pas heureuse d'y vivre. Ses parents ont divorcé 5 ans après. Mehmet a continué à vivre avec son père mais en même temps il allait voir sa mère en été. Il a été accepté au lycée Saint-Joseph. Il a étudié le français pendant 5 ans. Puis il a étudié la chimie à l'université de la Sorbonne mais il ne voulait pas devenir chimiste et il a travaillé dans un café qui se trouvait près des Champs-Élysées. Il a rencontré de nouveaux amis qui étaient des artistes. Il a décidé de devenir artiste. Il a eu des problèmes mais aujourd'hui il est connu dans le monde entier.
Mehmet Henry , 17 Haziran 1985'te Cannes'da doğdu.Henry ailesi , 3 yıl boyunca Cannes'da yaşadı ve daha sonra Mehmet'in babasının işinden dolayı ailesi İstanbul'a taşındı. Annesi , İstanbul'da yaşamaktan memnun değildi.Mehmet 5 yaşındayken annesi ve babası boşandı , Mehmet ise babasıyla yaşamaya devam etti ama aynı zamanda annesiyle de yazın yaşıyordu. Mehmet , Saint Joseph Lisesine kabul edildi ve 5 sene boyunca Fransızca eğitim gördü.Daha sonra ise Sorbonne Üniversitesinde Kimya bölümünde okudu ancak hiçbir zaman kimya mühendisi olmayı istemedi ve Champs-Elysées'de bulunan bir kafede çalıştı , orada yeni ressam arkadaşlar edinen Mehmet , ressam olmaya karar verdi. Zorluklar yaşasa da herkes tarafından tanınan bir isim olmayı başardı.
Gérard Çilingiroğlu
İl est né en 1968 à Paris. Son père est franco-turc et s'appelle Franc. Sa mère est turque et s'appelle Zeynep. Gérard est allé dans plusieurs écoles mais sa vie scolaire n'a jamais été bonne. Après avoir été diplômé du lycée Racine, il n'a pas choisi d'aller à l'université. Au lieu de cela, il a décidé d'être l'assistant d'une peintre très célèbre. En quelques mois, Michelle Amoureuse, la peintre , s'est rendu compte de son talent et l'a aidé dans sa carrière.
Après la mort de Michelle, Gérard a ouvert un atelier et a commencé à travailler seul. Après ce jour, sa réputation s'est répandue rapidement dans le monde entier.
Aujourd'hui, il travaille toujours dans son atelier avec son assistante Amélie.
1968 yılında Fransanın başkenti olan Pariste doğdu. Babasının adı Franc, türk fransız vatandaşıdır. Annesinin adı Zeyneptir, türk vatandaşıdır. Hernekadar birçok okula gitmiş olsada, Gérard'ın akademik hayatı asla iyi olmamıştı. Parisdeki Racin lisesinden mezun olduktan sonra üniversiteye gitmemeyi tercih etti. Üniversiteye gitmek yerine tanınmış ve başarılı bir resamın yanında çırak oldu. Sadece birkaç ay içinde Michelle Amoureuse, yanında çalıştığı ressam, Gerard'ın doğuştan gelen yeteneklerinin farkına vardı ve onunla ilgilenmeye başladı.
Gerard , Michelle öldükten sonra kendi atölyesini açtı ve tek başına çalışmaya başladı. O günden sonra ünü bütün dünyaya hızla yayıldı.
Bugün hala atölyesinde asistanı Amelie ile çalışmalarına devam ediyor.
Devrim Erarslan
Devrim Erarslan a commencé à faire des travaux artistiques quand elle avait 4 ans. Elle utilise des matériaux recyclés pour faire de l'art. Sa mère s’appelle Melike et son père s’appelle Berkay. Elle est fille unique. Elle aime lire, voir des expositions de peintures, jouer au tennis et faire du bricolage.
Ses parents ont divorcé quand elle avait 6 ans. Elle est allée voir un psychologue pendant 8 mois. Quand elle a commencé l'école, son père s'est remarié avec une autre femme qui s’appelle Ceyda. C’était vraiment difficile pour elle de s’habituer.
Après Erarslan est allée au lycée Saint-Benoît et puis, elle a étudié le droit à l’université de Galatasaray. Mais ça ne lui a pas plu parce qu’elle voulait être peintre. Alors, elle a commencé à faire des œuvres artistiques.
Maintenant, elle est mariée avec un homme anglais qui s’appelle Marc. Ils ont deux enfants: Peyton et Berkcan. Peyton a 8 ans et Berkcan a 2 ans. Ils sont très heureux !
Devrim Erarslan 4 yaşındayken sanatsal çalışmalar yapmaya başladı. Eserlerini yaparken geri dönüşüm malzemelerini kullanmaktadır. Annesinin adı Melike, babasının adıysa
Berkay’dır. Ailedeki tek kız olmakla beraber ablası veya erkek kardeşi yoktur. Kitap okumayı, resim sergilerine gitmeyi, tenis oynamayı ve evdeki şeyleri tamir etmeyi çok seviyor.
6 yaşındayken annesiyle babası boşandılar. Bu boşanma sonucu 8 ay boyunca psikologa gitmek zorunda kaldı. Okuma çağına geldiğinde babası Ceyda adında bir bayanla evlilik yaptı. Bu duruma alışmak Devrim için çok zor olmuştu.
Daha sonra Erarslan Saint Benoit lisesinde eğitim hayatını sürdürdü. Üniversite çağına geldiğinde Galatasaray’da avukatlık okudu. Ama bu onu mutlu etmiyordu çünkü ressam olmak emellerinin arasındaydı. Böylece avukatlığı bırakıp bir sanat
okuluna başladı.
Şimdiyse Marc adında İngiliz bir adamla evli ve 2 çocuk sahibidir. Çocuklarının adları Peyton ve Berkcan’dır. Peyton 8, Berkcan ise 2 yaşındadır. Hepsi hayatlarından çok memnun ve mutlular!
Jean Ougabougé
Il est né le 19 janvier 1989 au Kenya. Il a eu une enfance très pauvre. Il a étudié à l'école primaire de Manunga Off Miharati Wanjohi. Son enfance a changé quand il a trouvé une ancienne caméra à côté d'une rivière. Après cette découverte, il a commencé à enregistrer de petits films. Sa vie a pris un nouveau virage quand un producteur américain a trouvé ses petites vidéos amateurs. Le producteur les a mises sur Youtube. Alors, Jean est devenu un artiste professionnel et il continue à enregistrer ses films modernes pour les expositions de la modernité. İl est marié avec une femme très élégante. Ils ont trois enfants maintenant.
Jean Ougabougé 19 ocak 1989 yılında doğdu. Fakir bir çocukluk geçirdi. Manunga OFF Miharati Wanjohi okuluna gitti. Bir gün göl kenarında bulduğu kamera sayesinde hayatı değişti. Kısa filmler çekmek en büyük hobisi oldu. Amerikalı bir yapımcı onun kısa filmlerini keşfetti ve YouTube'a yükledi. Bunun üzerine Jean ünlü oldu ve artık profesyonel olarak bu işle ilgilenmeye başladı. Evlendi ve şu an 3 çocuğu var.
Darda Asluna
Darda Asluna est un rappeur français qui est né en Janvier 1980 à Lyon. Ses parents ont divorcé quand il avait 14 ans. Quand il était petit, il a beaucoup écouté de la musique pendant son temps libre. Il a gagné une compétition de chanteur quand il avait 15 ans. Plus tard, Il a déménagé à Paris et il a sorti son premier album. Il a signé un contrat avec un producteur après la sortie de son premier album. Il a fait un duo avec Eminem quand il avait 18 ans et a vendu 10 millions de CD avec ce duo ! Il a sorti son deuxième album à l'âge de 20 ans mais cet album n'a pas eu beaucoup de succès. A 23 ans, il s'est marié avec une très belle femme qui était chanteuse aussi. Après deux longues années de travail, ils ont sorti leur premier album ensemble.
Darda Asluna 1980'de Lyon'da doğmuş bir rapçidir. Annesi ile babası o daha 14 yaşındayken ayrılmışlardır.Kendisi küçükken boş zamanlarını müzik dinleyerek geçirirdi. 15 yaşında bir şarkı yarışmasını kazandı. Sonralarda Paris'e gidip ilk albümünü çıkardı. Ardından bir menajerle anlaştı. daha 18 yaşındayken Eminem'le bir düet yaptı ve bu CD 10 milyon sattı. İkinci albümünü 20 yaşında çıkardı fakat bu albüm o kadar satmadı. Ardından bir fransız şarkıcı ile evlendi, iki senelik bir aralıktan sonra birlikte yeni bir albüm çıkardılar.
Alara Seyrekoğlu
Alara Seyrekoğlu est née le 18 avril 1978 à Istanbul, en Turquie. Elle y habitait avec sa famille mais après, ils ont déménagé à New York. Elle était très talentueuse et s'intéressait à l'art. Toute sa famille et ses amis avaient conscience de ce talent, elle aussi. Quand elle était lycéenne, elle a commencé à se préparer pour les examens de Julliard. Malheureusement, elle a eu un accident et elle s'est cassé le bras. La deuxième année, après sa rééducation, elle a repassé l'examen avec succès. Enfin, elle était étudiante à Julliard. Quand elle a eu son diplôme, elle a commencé à faire des peintures et elle les a vendues. Maintenant,elle habite à Istanbul et elle continue à peindre et dessiner.
Alarak Seyrekoğlu 18 Nisan 1979'da Türkiye,Ankara'da doğdu. Daha sonra ailesiyle birlikte New York'a taşındı.Sanata karşı ilgiliydi ve bu alanda oldukça yetenekliydi.Ailesi,arkadaşları ve kendisi de bunun farkındaydı.Lise yıllarında Julliard Okulu'nun sınavlarına hazırlanmaya başladı.Ancak,geçirdiği bir kaza sonucu kolunu kırmasıyla o yıl sınavlara katılamadı.İkinci yıl,iyileştikten sonra sınavları kazanarak bir Julliard öğrencisi olmayı başardı.Mezun olduktan sonra da kendi tablolarını çizip satmaya başladı.Şu anda ise İstanbul'da yaşıyor ve çalışmalarına devam ediyor...
/image%2F0504571%2F201303%2Fob_76079587ec1312fecbd20fe61ef23bbb_sj2.jpg)